Kısa Tarih ve Stiller

 

 

Ana Sayfa T'ai Chi ve Taoculuk Kısa Tarih ve Stiller Süha Ertekin

T’ai Chi Ch’uan ‘ın kısa tarihi ve stiller

T’ai Chi  söylencelerinde, tarihinde yine Zen Budacılığı ve Taoculuk içiçedir. Hindistan’ın Madras bölgesinden gelen Budacı keşiş Bodhi Dharma (M.S. 450-543) Çin’de Honan eyaletindeki efsanevi Shaolin tapınağının ve Zen Budacılığının da kurucusu olarak bilinir. Bodhi Dharma yalnızca öğretisini Çin’e taşımamış, ruh-beden bütünlüğü üstüne güçlü bir “yol” geleneği olan Hindistan’ın Yoga’sından etkilenerek, tapınaktaki keşişlerin uzun süreli meditasyon oturuşları sonucu oluşan rahatsızlıklarına çare diye bazı hareketler dizisi yaratmış. Bunlar daha sonra savunma sanatlarının atası olmuş.

Bodhi Dharma Yine efsanevi bir kimlik; ama bu kez Taocu kanattan: Chang San-Feng (M.S.1391-1459). Budacı Shaolin tapınağında eğitim gören Taocu Chang San-Feng’in rüyasında beyaz bir turna kuşu ile bir yılanın mücadelesini gördüğü söylenir. Hayvanlar birbirinin etrafında dikkatle, keskin bir farkındalık ile çok estetik,yumuşak hareketlerle dönüyorlarmış. Uykusundan uyandığında, manastırda öğrendiği tekniklere hayvanların mücadelesinden aldığı mesajı uygulamak gerektiğini düşünmüş. Ortaya çıkan T’ai Chi Ch’uan’ın atası olmuş. T’ai Chi tarihinde bir soy ağacından söz edersek bir dizi ustanın ardından Chen Wang-Ting ismine geliriz. Bu isimle T’ai Chi tarihinde yüzlerce yıllık Chen ailesi dönemi başlar.Bu dönemde Chen ailesi T’ai Chi bilgisini aile dışına çıkarmamaya çalışmıştır. Ancak yetkin bir dövüş sanatları ustası olan Yang Lu Chan (M.S. 1799-1872) ailenin yanına hizmetkar olarak girmiş ve sanatı öğrenmiş. Onunla birlikte bilgi dışarı çıkmış. Her usta sanata kendince katkıda bulunmuş ve adları ile anılan stiller ortaya çıkmış:Chen, Yang, Wu, Sun, Yang stilden derlenen Pekin stili (1950 sonrası) vb...

Bizim çalıştığımız stil Yang stildir. Batıya T’ai Chi’yi aktarmada (1960 sonrası) büyük katkısı olan Prof.Cheng Man Ch’ing (1901-1975)-ki kendisi aynı zamanda bir şair ve ressamdır- geleneğinden gidiyoruz. Prof.Cheng efsanevi usta Yang Cheng-Fu’nun (1883-1936) öğrencisidir.

Chi enerjisi üstüne

T’ai Chi Ch’uan klasiklerine göre bütün canlı varlıklar gibi insan türü de evrensel-yaşam enerjisi olan “chi” enerjisinden nasipleniyor. Geleneksel Çin tıbbında önemle yer alan bu enerji doğumla insan bedeninde var olan, gözle görülmeyen, ancak yaşam için gerekli olan bir enerjidir. Akupunktur noktalarının da üzerinde bulunduğu meridyen diye adlandırılan kanallarda dolaşan chi enerjisinin rahat akması, güzel çalışan bir sinir sistemi ve iyi bir kan dolaşımı sistemi ile örtüşüyor. Bu akışın iyi olmaması durumunda vücut enerji dengesi bozuluyor, sonucunu bir organımızdan hastalık olarak alıyoruz. Yaygın yaklaşımla aksayan organımıza bozulmuş bir makina parçası gibi bakıp tedaviyi organa yönelik yapıyoruz. Oysa soruna daha bütünsel bakmak gerekiyor. 

Peki nedir chi enerjisinin vucudumuzda akışını kötüleştiren? Çocuk dünyamızda daha doğal, doğrudan ifade ederiz kendimizi. Yetişkin oldukça, “yetiştirildikçe” gelir kültürel-sosyal kurallar, iş,kariyer kaygısı ve daha nice gerilimler. Maddi dünyanın bizi bu kadar sarmasına rağmen, ihmal ederiz şu maddi bedenimizi. Vücudumuz kasıldıkça kasılır, blokajlar oluşur. İşte bu blokajlar bir elektrik sisteminde elektrik enerjisinin akışına karşı duran direnç elemanları gibi chi enerjisinin akışını engeller. O halde bu kasılmaları, blokajları kaldırmak, gevşemek gerekir. T’ai Chi Ch’uan burada önem kazanıyor. Çünkü hayatımıza böyle bir sistemi soktuğumuzda, onun vücudumuzu rahatlatıcı, gevşetici etkilerini yaşamaya başlıyoruz. Blokajlar kalkıyor, enerji akışı güzelleşiyor. Abartısız, bir koruyucu hekimlik sistemi olarak karşımıza çıkıyor T’ai Chi. 

Batı kuşkucu-bilimsel yaklaşımı ile yetişmiş olmamız “chi” enerjisini hurafi bir kavram olarak ele almamızı getirmez. Daha düne kadar akapunktur için şarlatanlık diyen tıp adamlarımız vardı. Evrende enerjinin formları vardır. Bizler de enerji yüklü varlıklarız. İnsan meraklı bir varlık. İnançtan bilmeye doğru bir eğilimi var. Chi enerjisinin de  varlığını sorguluyor bu merak. 1978 yılında Çinli bilim adamları, T’ai Chi ustası Wu Tu Nan ile birlikte çalışıyorlar. Ustanın avuç içlerinden çıkan infra-red benzeri bir ışımanın varlığını modern enstrumanlar kullanarak görüyorlar. T’ai Chi uygulayıcısının hareketlerin ardından kendinde gözlemlediği; özellikle avuç içlerinde tatlı bir ısınma ve vınlama gibi bir duygu, vücudun içlerinden derisine kadar onu hoşlukla kavrayan bütüne yayılan bir ısınmadır. Bu blokajların kalktığının işaretidir.

website: www.suhaertekin.com              e-mail:suha.ertekin@ixir.com          tel:0216 428 74 39

 

 
Copyright © 2000-2006 İpek Çaldemir Doğal Terapiler Eğitim Merkezi 
Bu site ile ilgili soru ve yorumlarınızı info@ipekcaldemir.com adresine gönderiniz.
Son Güncelleme: 27-05-07