Sihirli ellerin sahibi
İlk olarak Lancôme'da güzellik uzmanı, pazarlama müdürü, eğitim uzmanı ve
teknik müdür ünvanlarıyla tanıştığı kozmetik dünyasından sıyrılıp doğal
terapi yoluna baş koyan 32 yaşındaki İpek Çaldemir'in diploma listesi hayli kabarık.
The Clare Maxwell-Hudson School, Philip Salmon Reflexology School, Tisserand Aromatherapy
Institute, La Stone Therapy School gibi Londra'nın konuyla ilgili en iyi okullarından
mezun olan Çaldemir, kendi evinde sıcak taş terapisi, aromaterapi, refleksoloji, manuel
lenf drenaj ve Bach çiçek terapisi yapıyor.
Doğal terapi okumak fikri aklınıza nereden geldi?
Kozmetik sektöründe de çalıştığım için artık güzellikle ilgili yapmak
istediğim başka birşey yoktu. Ben işin güzelliğinden çok daha ileri bir boyutuna
gitmek istedim. Kozmetik, yani renklerle veya yüzeysel kremlerle birşeyler yapmak benim
pek de yapıma uygun değil.
Ama siz de yıllarca kozmetik sektöründe çalıştınız. Bu işi yapmaya karar
vermek sizin de doğal olmayandan arınmanız sayılabilir mi?
Tabii, ben de büyük bir değişim geçirdim. 'Yeni birşeyler yapmam gerekiyor'
diyordum hep kendi kendime. İşim gereği, bir güzellik salonu açmaya karar verirken
çok araştırdım. Bu sektörün kimlerin elinde olduğunu görünce biraz hayal
kırıklığı yaşadım. O sırada, İngiltere'ye gitme imkanım vardı. Kendi hayatımı
da değiştirmeyi kafama koymuştum. İşin içine girip araştırmaya başladığımda
kendimi alternatif terapilerin içinde buluverdim. Bu terapilerin içinde hangi konular
var, burada hangilerini uygulayabilirim diye uzun süre araştırmaya devam ettim ve
sonunda bu terapileri bir araya getirerek kendime bir repertuar yaptım.
Hangi yollardan ve nasıl araştırdınız peki?
Ben, zaten doğallığı çok sevdiğim için aromaterapiyi daha Türkiye'de bahsi
geçmezken bile biliyordum. Daha araştırmaya başlamadan sahip olduğum kitaplara bile
baktığımda shiatsu ve farklı masaj teknikleri, vücudu tanıma veya aromaterapi
üzerine yüzlerce yazı okuduğumu görüyorum. Bu konulara karşı merakım hep
varmış. Londra'da farklı olarak ne okuyabilirim diye yola çıktım. Güzellik
okulları bana hiçbir şey kazandırmayacaktı. Ben zaten Lancôme'da kendim estetisyen
yetiştiriyordum. Okullarla ilgili bilgiler aramaya başladım. O zaman, karşıma
'tamamlayıcı bütünleyici tıp' çıktı. Alternatif değil de tamamlayıcı. Onun alt
konularında zaten binlerce farklı terapi var. Aromaterapiyi zaten yıllardır kafama
koymuştum. Onunla bağlantılı olan refleksolojiyi çok duyuyordum ve bu yüzden onu da
okudum. Homeopathy'yi hala çok merak ediyorum. Ama, onun eğitimi dört yıl. Şu anda
yaptıklarımı iyice oturttuktan sonra onun da eğitimini alacağım. Masaj tekniklerinin
biraz içine girdiğiniz zaman zaten lenf drenaj tekniğine de otomatikman kayıyorsunuz.
Bugün bu masaj, makinelerle yapılıyor. Ben, hiçbir yağ kullanmadan ellerimle
yapıyorum. Taş terapisi yapma fikri de tamamen oraya gittikten sonra gelişti.
Londra'da eğitim görmeyi seçtiğinizden memnun musunuz? Bu terapileri dünyaya yayan
ülke Amerika sonuçta.
Londra, aslında bu terapilerin tam merkezi. New York'a gitme imkanım vardı. Ama,
Londra'daki gibi tüm kolları bir arada bulunduran bir okul yok orada. New York'un
göbeğinde alamazsınız bu eğitimi mesela. Arizona gibi, Amerika'nın belirli
bölgelerinde toplu değil, dağınık halde öğretiliyor. İyi dergilere bakıp doğru
kaynaklardan araştırdığım için bu işin uzmanı okullarda okudum. En önemlisi de en
düzgün ve objektif bilgiyi veren okullar olması. Çünkü aromaterapi veya
refleksoloji, manipüle edilebilir ve işin ucu kaçabilir. Benim eğitim aldığım
hocalar, yıllar önce bu terapileri İngiltere'ye ilk getiren kişiler.
Kaç sene eğitim gördünüz?
Toplam bir sene. Bana, yapamazsın dediler. Çünkü her terapi, birer sene eğitim
gerektiriyor. Benim Londra'ya gidiş amacım, sadece okumaktı. Yapacak başka bir şeyim
olmadığından bir sene içinde üç ayrı okula aynı anda gittim. Korkunç
zorlandığım dönemler oldu. En basitinden sınav tarihleri çakışıyordu. Kafama feci
taktığım için yapabildim herhalde.
Doğa ve öze dönüş trend'i Batı dünyasında olduğu gibi burada da tutacak mı
sizce?
Artık günümüzde ruh-akıl-beden üçgeninden oluşan düşünce tarzına kaymaya
başlıyoruz. Etrafta bu konuyla ilgili o kadar çok bilgi var ki, biz geride kaldık.
Benim yaptığım işin felsefesini, arkasındaki nedenleri pek tanımıyor insanlar.
Kimler geliyor peki?
Daha önceden bu terapiler hakkında bilgisi olan kişiler geliyor çoğunlukla. Ben,
bu işe hiçbir tanıtımla başlamadığım için kulaktan kulağa yayılarak bazı
kişilerin haberi oluyor. Bunun dışındakiler sadece fiziksel rahatlama için geliyor.
'Senin bir iddian var. Omuzlarımı ovarak yumuşatabilirsin' deyip gelenler de var tabii.
O tip insanlar, yaptıklarımı sadece masaj olarak görüyor. Ama buradan o fikirle
ayrılmıyorlar. Çok çeşitli bir müşteri profilim var. Çalışan kadından ailece
gelene kadar.
Bunca çeşitlilikte buraya gelme sebeplerinde ortak bir nokta var mı?
Stres, stres ve stres! Müşteriyi tanımak için yaptığım konsültasyonda stresle
ilgili bir soru var. Buradan gördüğüm kadarıyla hayatı yöneten tek şey stres.
Tamamen rahatlamak için ve o yoğun tempodan kaçarak nefes alabilmek için 'iptal
edemeyeceğim toplantım' gibi kesin zaman ayıranlar o kadar çok ki. Randevu saatini
çok değiştirmek zorunda kalsa da mutlaka geliyor. Çünkü kendisini farkediyor burada.
Dokunduğumda 'vücudumun bu noktalarını unutmuşum' diyenler var.
Terapilerinizi uygulamak için neden kendi evinizi seçtiniz?
Yurtdışındaki hocalarımdan dolayı böyle bir seçim yaptım. Yaşadıkları ortam
içinde çalışıyorlar. Hiçbirinin özel bir kliniği yok. Burası özel bir klinik.
Terapilerim için ayırdığım özel bir oda var. Ben bu işin eğitimini de vermek
istiyorum. Bu terapileri daha önceden hiç duymamış kişileri eğitmek, bu düşünce
tarzını benimsetmek çok zor. Kalkıp klinik açsaydım, birkaç da ilan verseydim,
herkes buranın bir güzellik merkezi olduğunu düşünecekti. Şu durumda bile olaya
öyle yaklaşanlar var. O, önemli değil. Ama ben bir klinik içerisinde sağlıklı bir
şekilde bu işi yapamazdım. Bu ortamda yapıyorum. Çünkü insanları dış dünyadan
kopartabildiğimi düşünüyorum. Buraya gelen kişinin kendine ait bir odası var. Onu
rahatsız edebilecek hiç kimse veya koşul yok. Tabela koyma yetkim olduğu halde
özellikle asmıyorum. Bekleme odasında herkesin birbirini süzdüğü ortam yok.