Harper's Bazaar - devam

 

 

Ana Sayfa Aksiyon Amica Buğday Buğday-II Country Homes Cosmopolitan Ekol Elele Elele II Elle Formsanté Formsanté-II Formsanté-III Formsanté-IV Formsanté-V Gülbence Gülbence-II Harper's Bazaar Harper's Bazaar - devam Kadın Vizyon Life + L'Officiel Marie Claire Marie Claire-II Marie Claire-III Medishop

Harper's BAZAAR - TEMMUZ 2000 

Sihirli ellerin sahibi

İlk olarak Lancôme'da güzellik uzmanı, pazarlama müdürü, eğitim uzmanı ve teknik müdür ünvanlarıyla tanıştığı kozmetik dünyasından sıyrılıp doğal terapi yoluna baş koyan 32 yaşındaki İpek Çaldemir'in diploma listesi hayli kabarık. The Clare Maxwell-Hudson School, Philip Salmon Reflexology School, Tisserand Aromatherapy Institute, La Stone Therapy School gibi Londra'nın konuyla ilgili en iyi okullarından mezun olan Çaldemir, kendi evinde sıcak taş terapisi, aromaterapi, refleksoloji, manuel lenf drenaj ve Bach çiçek terapisi yapıyor.

Doğal terapi okumak fikri aklınıza nereden geldi?

Kozmetik sektöründe de çalıştığım için artık güzellikle ilgili yapmak istediğim başka birşey yoktu. Ben işin güzelliğinden çok daha ileri bir boyutuna gitmek istedim. Kozmetik, yani renklerle veya yüzeysel kremlerle birşeyler yapmak benim pek de yapıma uygun değil.

Ama siz de yıllarca kozmetik sektöründe çalıştınız. Bu işi yapmaya karar vermek sizin de doğal olmayandan arınmanız sayılabilir mi?

Tabii, ben de büyük bir değişim geçirdim. 'Yeni birşeyler yapmam gerekiyor' diyordum hep kendi kendime. İşim gereği, bir güzellik salonu açmaya karar verirken çok araştırdım. Bu sektörün kimlerin elinde olduğunu görünce biraz hayal kırıklığı yaşadım. O sırada, İngiltere'ye gitme imkanım vardı. Kendi hayatımı da değiştirmeyi kafama koymuştum. İşin içine girip araştırmaya başladığımda kendimi alternatif terapilerin içinde buluverdim. Bu terapilerin içinde hangi konular var, burada hangilerini uygulayabilirim diye uzun süre araştırmaya devam ettim ve sonunda bu terapileri bir araya getirerek kendime bir repertuar yaptım.

Hangi yollardan ve nasıl araştırdınız peki?

Ben, zaten doğallığı çok sevdiğim için aromaterapiyi daha Türkiye'de bahsi geçmezken bile biliyordum. Daha araştırmaya başlamadan sahip olduğum kitaplara bile baktığımda shiatsu ve farklı masaj teknikleri, vücudu tanıma veya aromaterapi üzerine yüzlerce yazı okuduğumu görüyorum. Bu konulara karşı merakım hep varmış. Londra'da farklı olarak ne okuyabilirim diye yola çıktım. Güzellik okulları bana hiçbir şey kazandırmayacaktı. Ben zaten Lancôme'da kendim estetisyen yetiştiriyordum. Okullarla ilgili bilgiler aramaya başladım. O zaman, karşıma 'tamamlayıcı bütünleyici tıp' çıktı. Alternatif değil de tamamlayıcı. Onun alt konularında zaten binlerce farklı terapi var. Aromaterapiyi zaten yıllardır kafama koymuştum. Onunla bağlantılı olan refleksolojiyi çok duyuyordum ve bu yüzden onu da okudum. Homeopathy'yi hala çok merak ediyorum. Ama, onun eğitimi dört yıl. Şu anda yaptıklarımı iyice oturttuktan sonra onun da eğitimini alacağım. Masaj tekniklerinin biraz içine girdiğiniz zaman zaten lenf drenaj tekniğine de otomatikman kayıyorsunuz. Bugün bu masaj, makinelerle yapılıyor. Ben, hiçbir yağ kullanmadan ellerimle yapıyorum. Taş terapisi yapma fikri de tamamen oraya gittikten sonra gelişti.

Londra'da eğitim görmeyi seçtiğinizden memnun musunuz? Bu terapileri dünyaya yayan ülke Amerika sonuçta.

Londra, aslında bu terapilerin tam merkezi. New York'a gitme imkanım vardı. Ama, Londra'daki gibi tüm kolları bir arada bulunduran bir okul yok orada. New York'un göbeğinde alamazsınız bu eğitimi mesela. Arizona gibi, Amerika'nın belirli bölgelerinde toplu değil, dağınık halde öğretiliyor. İyi dergilere bakıp doğru kaynaklardan araştırdığım için bu işin uzmanı okullarda okudum. En önemlisi de en düzgün ve objektif bilgiyi veren okullar olması. Çünkü aromaterapi veya refleksoloji, manipüle edilebilir ve işin ucu kaçabilir. Benim eğitim aldığım hocalar, yıllar önce bu terapileri İngiltere'ye ilk getiren kişiler.

Kaç sene eğitim gördünüz?

Toplam bir sene. Bana, yapamazsın dediler. Çünkü her terapi, birer sene eğitim gerektiriyor. Benim Londra'ya gidiş amacım, sadece okumaktı. Yapacak başka bir şeyim olmadığından bir sene içinde üç ayrı okula aynı anda gittim. Korkunç zorlandığım dönemler oldu. En basitinden sınav tarihleri çakışıyordu. Kafama feci taktığım için yapabildim herhalde.

Doğa ve öze dönüş trend'i Batı dünyasında olduğu gibi burada da tutacak mı sizce?

Artık günümüzde ruh-akıl-beden üçgeninden oluşan düşünce tarzına kaymaya başlıyoruz. Etrafta bu konuyla ilgili o kadar çok bilgi var ki, biz geride kaldık. Benim yaptığım işin felsefesini, arkasındaki nedenleri pek tanımıyor insanlar.

Kimler geliyor peki?

Daha önceden bu terapiler hakkında bilgisi olan kişiler geliyor çoğunlukla. Ben, bu işe hiçbir tanıtımla başlamadığım için kulaktan kulağa yayılarak bazı kişilerin haberi oluyor. Bunun dışındakiler sadece fiziksel rahatlama için geliyor. 'Senin bir iddian var. Omuzlarımı ovarak yumuşatabilirsin' deyip gelenler de var tabii. O tip insanlar, yaptıklarımı sadece masaj olarak görüyor. Ama buradan o fikirle ayrılmıyorlar. Çok çeşitli bir müşteri profilim var. Çalışan kadından ailece gelene kadar.

Bunca çeşitlilikte buraya gelme sebeplerinde ortak bir nokta var mı?

Stres, stres ve stres! Müşteriyi tanımak için yaptığım konsültasyonda stresle ilgili bir soru var. Buradan gördüğüm kadarıyla hayatı yöneten tek şey stres. Tamamen rahatlamak için ve o yoğun tempodan kaçarak nefes alabilmek için 'iptal edemeyeceğim toplantım' gibi kesin zaman ayıranlar o kadar çok ki. Randevu saatini çok değiştirmek zorunda kalsa da mutlaka geliyor. Çünkü kendisini farkediyor burada. Dokunduğumda 'vücudumun bu noktalarını unutmuşum' diyenler var.

Terapilerinizi uygulamak için neden kendi evinizi seçtiniz?

Yurtdışındaki hocalarımdan dolayı böyle bir seçim yaptım. Yaşadıkları ortam içinde çalışıyorlar. Hiçbirinin özel bir kliniği yok. Burası özel bir klinik. Terapilerim için ayırdığım özel bir oda var. Ben bu işin eğitimini de vermek istiyorum. Bu terapileri daha önceden hiç duymamış kişileri eğitmek, bu düşünce tarzını benimsetmek çok zor. Kalkıp klinik açsaydım, birkaç da ilan verseydim, herkes buranın bir güzellik merkezi olduğunu düşünecekti. Şu durumda bile olaya öyle yaklaşanlar var. O, önemli değil. Ama ben bir klinik içerisinde sağlıklı bir şekilde bu işi yapamazdım. Bu ortamda yapıyorum. Çünkü insanları dış dünyadan kopartabildiğimi düşünüyorum. Buraya gelen kişinin kendine ait bir odası var. Onu rahatsız edebilecek hiç kimse veya koşul yok. Tabela koyma yetkim olduğu halde özellikle asmıyorum. Bekleme odasında herkesin birbirini süzdüğü ortam yok.

© 2000 Bu sayfa Bir Numara Yayıncılık ve Yöre Elektronik Yayımcılık işbirligiyle hazırlanmış olan Harper's Bazaar - Temmuz 2000 sayısından alınmıştır.

 

 
Copyright © 2000-2006 İpek Çaldemir Doğal Terapiler Eğitim Merkezi 
Bu site ile ilgili soru ve yorumlarınızı info@ipekcaldemir.com adresine gönderiniz.
Son Güncelleme: 27-05-07